Kitap

Yayınevinden:

İki insan… Kaçarken birbirine sığınan… Biraz zorunlu bir sığınma bu… Ve ikisinin hikâyesi… Hüzünlü, yalnız, yanlış hikâyeler… Erkek, yaşanmamış bir aşkın, yaşanmış ve bitmiş bir evliliğin, yarım yırtık dostlukların ve aile ilişkilerinin çemberinde, ülke için de zor bir dönemin yangınından çıkmış, hüzünlü bir adam. Kadın, anne-babasız bir çocukluktan, ağabeyin peşinden gidilen, hayal kırıklığı dolu bir gençlikten, yarım bir aşktan arta kalmış… Mevsimi gelmemiş bir yazlığın ortasında buluşuyorlar ve birbirlerine hikâyelerini anlatıyorlar.

Nesrin Turhan, üçüncü romanı "Yaşamak İçin Bir Neden Söyle"de yalnızlıklara eğiliyor, Türkiye’nin tarihine damgasını vuran bir dönemin insanlarını anlatıyor. Perde arkasında Türkiye’nin çalkantıları var ama asıl göz önünde olan bireysel dramlar. Kendilerini ısrarla yalnız bırakan kahramanları var romanın. Hüzünlü yaşamları… Yazarak huzura kavuşma çabaları… Dostlukların, aşkların, toplumsal çalkantıların, sonuçsuz devrimlerin, hapishaneye düşenlerin, hapishane çıkışı yalnızlıkların, mutsuzlukların, mutlu anların romanı "Yaşamak İçin Bir Neden Söyle".

Kitaptan:

"'Ortak eylem yapalım. "
Patlamaya hazır gerginliğimiz bir anda kahkahalarla boşalıyor... Bu kızda gerçekten deli cesareti var. Yakalamaktan da yakalanmaktan da sakınmıyor kendisini... Sobelerken sobeleniyor. Onun gülen yüzünün gerisindeki kaygı şakanın çağrışımlarına sürüklüyor beni... Düşünen adamların mutsuzluklarına... Boş yaşayanların hayatla hesaplaşması olmaz elbet, savaşa girmeyen yenilgiyi bilmez, emek harcamayan karşılığını beklemez, sevmeyenler ihanete uğramaz... Üç maymunu oynayanlardır mutlu olabilenler. Hayat, düşünmeyenler için cennettir ; düşünmek trajedidir oysa... Onlarda aklım... Düşünen adamlarda... Gündelik saçmalıklara, dünyanın soytarılığına kafa yoranlarda... Soruları olanlarda...

Okuyucudan:

*Kitabı şimdi bitirdim ve çok etkilendim. Aslında yalnızlık yoktur. İnsan yalnızlığı kendi yaratır. Etrafımızda bize değer veren o kadar çok insan var ki... Yeter ki, görmesini bilelim.  'Her insanın içinde taşıdığı bir aşk olmalı. Acısı tütse de, anısı kalmalı....''
"Kimbilir, bitti sandığımız hiçbir ilişki bitmiyordur. İtiraf edilemeyen özlemler, eksik kalmış dokunmalar, çözülemiş problemler, söylenmemiş sözler, ertelenmiş buluşmalar, suçluluk duyguları, kırgınlıklar, dilenmemiş özürler, atılmamış tokatlar tepişip duruyodur belki de bilinçaltımızda...." teşekkürler NESRİN TURHAN...

* İlk kez duyduğum ve dolayısıyla ilk kez okuduğum bir yazar.Bu kitabı geç bulduğum için çok hayıflandım. Konu çok bilindik (aşkkkk). Ama o kadar güzel anlatılmış ki, bir kadın yazar tarafından bir erkek ağzıyla... Aşklarımız, pişmanlıklarımız, söylemediklerimiz, içimizde kalanlar... Kitabın son sayfalarındayım ve sonucu merak ediyorum.  
_____________________________

Nesrin Turhan Kimdir:

Nesrin Turhan 1960 yılında Ankara’da doğdu. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Bölümü’nü bitirdikten sonra gazeteciliğe başladı. MAK Ajans, “Son Havadis”, “Milliyet” gazetelerinde ve “Hey”, “Tele-Magazin”, “Yelpaze” dergilerinde çalıştı. Medya muhabirliğini “Sabah” gazetesinde sürdürdü. Özel televizyonların sayısının hızla artmasıyla birlikte alan değiştirerek parlamento muhabirliğine başladı. “Akşam” gazetesinde köşe yazarlığı ve haber müdürlüğü görevlerinde bulundu. Nesrin Turhan'ın siyasi anekdotlar içeren; Siyasetin Öte Yakası'nda (2000) adlı bir kitabı ile Elif Yağdı Ben Islandım (2001) ve Süvari Binbaşı Fethi Gürcan'ı konu alan İhtilalin Süvarisi (2004) adında iki romanı vardır. Haziran 2005'de de Yaşamak İçin Bir Neden Söyle adlı yeni romanı Doğan Kitap tarafından basılmıştır.

 
 
 
 
Copyright © güvence