dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

150'likler Vak'ası - 2

28 Mayıs 2010 Cuma


150'liklerin emniyet genel müdürlüğündeki "ARANANLAR" albümü 

“150’liklerden 8’i, Sultan Vahideddin'in maiyetindeki yüksek rütbeli asker ve siyasetçilerdi. 12’si, Kuvayı Milliye karşıtı Kuvayı İnzibatiye’den siyasetçi ve askerlerdi. Sevr Antlaşması'nı imzalayan  heyetten 3 kişi, askeri ve ve mülki idareden ise, 31 kişi vardı. Çerkez Ethem ve yakın çevresinden 26 kişinin bulunduğu listede 12 de gazeteci vardı. Aralarında aftan sonra tekrar Türkiye’ye gelen ve ilerleyen yıllarda Türk Edebiyatı’nın ünlü simaları olarak orta okul ve lise ders kitaplarında birer kahraman gibi okutulan gazeteciler de vardı. 12 gazetecinin bulunduğu listede, 45 kişi de özellikle kırsal kesimde Milli Mücadele’ye karşı çıkmış ya da Milli Mücadeleyi sekteye uğratmış kişilerden oluşuyordu ki, bunların büyük çoğunluğu, zaten Balıkesir Hapishanesi’nde yatıyordu.

“TÜRKLÜK’TEN İSTİFA” EDEN ŞEYHÜLİSLAM

"Vatana ihanet" suçuyla itham edilen "150"likler arasında dönemin Şeyhülislâmı Mustafa Sabri Efendi de vardı.

Sabri Efendi sürgün hayatınının ilk dönemini bir grup 150’likle birlikte Yunanistan’da geçirdi. Yunan hükümeti tarafından finanse edilen ve oğlu tarafından çıkartılan “Yarın” gazetesi, Türkiye Cumhuriyeti aleyhinde yayın yaptı. Kendisi de sık sık bu gazetede Türkiye aleyhine yazılar kaleme aldı. “Yarın” gazetesinde yayınlanan şiiri ile “Türklük’ten istifa ettiğini” ilan etti.

Şeyhülislam Sabri Efendi, tarihe geçen şiirinin yayınlanması isteği ile (güya) gazeteye gönderdiği mektubunda şöyle der:

“İstifa Ediyorum
Yarın Gazetesi müdiriyet-i âlisine: Ankara Hükümeti’nin Lozan Muahedesi’yle vatanları haricinde yaşamağa mecbur bıraktığı 150 Türkiyeli hakkında ahiren tebaiyeden iskad kararı vererek icra ettiği yeni taarruz münasabetiyle kaleme aldığım melfuf cevapnamenin muhterem gazetenizde neşrini rica ediyorum efendim.                                                                               
                                                                                                                                                M.Sabri”

Peki Şeyhülislam Sabri Efendi, toplam 329 dizeden oluşan bu ilginç şiirinde ne dedi?
İşte Şeyhülislam Mustafa Sabri’nin “İstifa Ediyorum” başlıklı o şiirden bazı dizeler:

“………….
Bence millet iddiasıyla
Yapılan her nevi hafiflikler,
Görmemişlikten inbiaş eyler…
Öyle eblehgarab ahvale,
Kudretim iktizası zaten ben
Mücezib bir nazarla bakmazken,
Hele; milletiyle birlikte
Türk’ü bozkurta kaptıran, maymun
Gibi oynattıran tutup bir gün
Şarktan garba attıran, hem de
Güya Türk’ün inkılab adlı,
Mütenakıs, feci kurt masalı
Bu sebepten oldu mucib nefret!
…………….
Hal-i hazan-ı istimal böyle iken
Yeni bir nağme, bir acaib haber:
Karakuşlar haber vermişler
Beni iskat-ı tabiyetten.
İşitip kahkaha ile güldüm ben.
Ve teşekkür ettim işte. Fakat,
Beni iskat edenler, etmiş halt.
Haydi ordan muhannesin nizam.
Sizi çok bildiğim içün tanımam.
Biz ki, bir lahza dostunuzdan: adam;
Hak tigan susturan sehpa ipiniz
Çıksa ipsiz kalırsınız hepiniz:
Müslüman Türk’ü öldürüp ne kadar
Mal-ı muruşu varsa hep kapışın,
Bir de ıskatı arkasından koşun
Muhtelis, muhteris haramiler.
Ne kadar aklınız sizin kıttır,
Asıl iskattır ki: sakattır.
Çook geç kaldınız.. Ve beyhude
Zahmet etmeyiniz şu meselede…
Sizin olsun karanlık Ankara’nız;
Bana mebus olur mu hiç dinsiz
Bir hükümet ne haddi var zaten?
Ona tabi değilim evvelden.                                                      
Bu asarım elde şahittir;
Tabiyet telaşı zaittir.
Ben asıl isterim ki: Türklükten
Çıkayım. Ah. Kabul olsun da;
Sökeyim derdi iste ta kökten.
………………
Badema- Şahit olsun işte cihan-
Yalnız Müslüman ve insan
Olarak kalmak üzere, Türklükten,
Şeref ve izzetimle istifa
Ediyorum Allah’ın huzurunda.
Oh, hürriyetim tamam işte.
…………….
-Hezeyanın hududu yok, ne diyeyim?-
İşte bizzat hur-u İbrahim;
Böyle tımarhane harici deli,
Böyle hep akli ve nakli bilteleyan
Çoğu mahkur ve münderis, ahali;
Azı kahır ve müfteris hayvan
Denecek kavme intisabı nasıl
Red ve inkar ederse, elhasıl
Ben de ayniyle red edip Türk’ü,
Tövbe Ya Rabbi tövbe Türklüğüme
Beni Türk Milleti’nden ad etme.
.....................                                                                              İskeçe, 1 Temmuz 1927
                                                                                                       Mustafa Sabri”

KİMDİR BU ŞEYHÜLİSLAM MUSTAFA SABRİ?

Sanmayın ki, Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi, tesadüfen 150’lilikler listesine girmiş bir isim.
Sabri Efendi hakkında bir nebze de olsa fikir verir düşüncesi ile “Türklükten istifa ettiği” şiirinden mümkün olduğunca fazla dize aktardım size.

Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi, 1869’da Tokat’ın Pazar Kat Köyü’nde doğdu. 1918’de 2. Meşrutiyet’ten sonra Tokat’tan Osmanlı Mebusan Meclisi’ne milletvekili seçildi.

En sıkı arkadaşları Bedüzaman Saidi Nursi ve İskilipli Atıf Hoca idi. Elezher Üniversitesi’nde talebelerine Rısale-i Nur okutmayı ihmal etmedi.

Önce İttihat ve Terakki Partisi’ne girdi. Sonra Ahali Partisi’ne geçti. Hürriyet ve İtilaf Fırkası’nın kuruluşunda görev aldı. Sadrazam Kamil Paşa’yı devirmeyi amaçlayan darbenin planlayıcıları arasındaydı. 25 Ocak 1913’te Sadrazam Kamil Paşa’yı devirmek için darbe yapmaya hazırlanırken, bu tarihten 2 gün önce 23 Ocak 1913’te İttihat ve Terakki’nin Bab-ı Ali Baskını ile karşı darbeye kurban gitti. Önce Romanya sonra Yunanistan’a kaçtı. Yunanistan’da iken Sadrazam Mahmut Şevket Paşa suikastini planladı.

BOĞAZLIYAN KAYMAKAMI’NIN İPİNİ O ÇEKTİ

Sonraki yıllarda Mısır’dan Türkiye’ye giriş yaptı. İngiliz Muhipleri Cemiyeti’nde yer aldı. Bu ünlü Şeyhülislam, Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in idamı için de fetva verdi.

8 Kasım 1919’da Ermeni Tehcirinde Yozgat bölgesinde ihmali bulunduğu gerekçesiyle işgalcilerin baskısı ile yargılanan Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in idam kararı önüne geldiğinde Sultan Vahdeddin karar vermekte tereddüt etti ve Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi’den fetva istedi. Şeyhülislam Sabri Efendi’nin fetvası ile Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey, idam edildi. İşgal güçlerinin baskısı ve Şeyhülislam Mustafa Sabri’nin fetvası ile idam edilen Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey, 14 Ekim 1922’de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından “Milli Şehit” ilan edildi. Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi ise, 150’lilikler listesinde yer alarak vatandaşlıktan çıkartılıp, sürgüne gönderildi.

Osmanlı’nın son Şeyhülislam’ının bir özelliği daha vardı. Mustafa Sabri, son derece galiz küfür etmesi ile tanınırdı. İşte o Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi, şu sıralar bazılarının kâbesi haline gelen Mısır’daki El-Ehzer Üniversitesi’nde din dersleri verdi. 1954’te Mısır’da öldü.
Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey(solda)
(3. BÖLÜM: LİSTEDE KİMLER VARDI?)

150'likler Vak'ası - 1

25 Mayıs 2010 Salı

Milli Mücadele sonrasında yaklaşık 15 yıl gündemdeki sıcaklığını korumuş ve hala tartışma konusu olan bir vak’a “150’likler”… Vatana ihanetle suçlanıp, Türk Vatandaşlığı’ndan çıkartılarak, sürgüne gönderilenler... “Türk’lükten İstifa Ediyorum” başlıklı destansı şiirler yazıp, Atina’da basılan gazetelerin birinci sayfasında yayınlatarak, ihanetlerini perçinleyenler de var içlerinde, vatan hasreti ile yanıp tutuşan da.
Tarihin garip bir cilvesi, tıpkı bugün olduğu gibi o gün de “hain” in hamisi aynı… Avrupa.

“150’likler”, o dönem Emniyet Genel Müdürlüğü, İstiklâl Mahkemeleri, İçişleri, Dışişleri Bakanlığı, Bakanlar Kurulu, TBMM gizli celselerinde uzun süren tartışmalar sonucu oluşmuş ve nihayet Reis-i Cumhur Mustafa Kemal Atatürk’ün de onayladığı bir liste.

TBMM’nin gizli celse zabıtlarından anlaşıldığı üzere “vatana ihanet” edenlerin sayısı binlerle ifade ediliyordu. Başlangıçta 600 kişilik bir “hainler” listesi hazırlanır. Batı’nın baskısı ile bu rakam 300’e indirildi. Bu rakam da Lozan Barış Antlaşmasına konan bir madde ile 150 ile sınırlandırılır. Burada da büyük bir tezgah vardır ve genç Türkiye Cumhuriyeti, bu tezgah karşısında işin doğrusu pek direnmemiştir.

“150’likler”le ilgili bir elin parmak sayısına ulaşmayan kitap yazılmıştır ve bu kitapların bir kısmında, sadece “Lozan Hükmü” diye geçiştirilmiştir.

Aslında Lozan Barış Antlaşması’nda Kurtuluş Savaşı sonrasında Türkiye’de umumi bir af çıkartılması istenmektedir. İşte genç Türkiye Cumhuriyeti bu noktada umumi affa karşı direniyor. Pazarlıklar sonucu, “Umumi af” çıkartılmasına rağmen hainlerden oluşan 150 kişilik bir listenin hazırlanmasına izin verilmiştir. 150 kişiye razı olunmasının sebebi ise, pek çok vatan haininin o günlerde zaten hapishanelerde mahkum olmaları ya da çoktan idam edilmiş olmaları idi.

Liste aslında 149 kişiden oluşmaktadır. Bir rivayete göre, TBMM’deki gizli oturumlarda 150’inci kişi bulunamayınca Sultan Vahideddin ve Damat Ferit Paşa’nın yaverliğini yapan, Köylü Gazetesi yazarı, yakışıklı Çerkez Tarık Mümtaz, mebus Mazhar Müfit Bey’in, “Biz saraya gittiğimizde bize tepeden bakan afralı tafralı bir yaver vardı. Gazetelerde de Ankara aleyhinde yazılar yazardı” deyince 150’inci kişi olarak listeye girdi.

Bir başka rivayet de 150’inci kişi olarak Köylü Gazetesi Sahibi ve Müdürü İzmirli Refet Bey’i Atatürk listeye eklemiştir.

Belli başlı birkaç kitabın dışında, bu yazı kaleme alınıncaya kadar internet ortamında “150’likler”le ilgili yeterince ayrıntılı bir çalışma yapılmadığını gözlemledik. Biz de bu çalışmayı, sadece internet ortamındaki eksikliği gidermek amacıyla yaptık. Elbette bu çalışmanın da eksikleri hataları olacaktır.

Ama şimdilik kütüphaneyi internette arayan genç neslin bir süre sonra interneti daha sağlıklı kullanacağına olan inancım nedeni ile bu çalışmaya katkıda bulunanlar olabileceği düşüncesinden hareket ettim.

Cumhuriyet’in kurulduğu günlerden buyana tartışılan “150’likler” hakkında yargıç, ya da tanık rolü üstlenmeyeceğiz elbette. Amacımız, bir nebze de olsa “150’likler”le ilgili “Kim, kimdir?” sorusuna yanıt bulmak. Zira, internet ortamında 150’liklerle ilgili çalışmalar, isim listesinden öteye gidemedi.

Bizim bu çalışmamız da henüz bu eksikliği gideremedi. Çünkü, henüz bazı isimler hakkında ayrıntılı bilgi yok.

“150’likler” açıklandığında listedeki kimi isimler zaten çoktan yurtdışına kaçmış, kimi firar ettiği için aylar sonra yakalanıp sınırdışı edilmişti. Kurtuluş Savaşı öncesi ve sonrası olup bitenlerden habersiz olanlar da vardı aralarında; masum olduğunu savunanlar da.

Biz bu çalışmamızda “150’likler”in kim olduklarını, mesleklerini, niçin vatan hainliği ile suçlandıklarını ve sürgün hayatlarını hangi ülkelerde geçirdiklerini, aftan sonra yurda dönüp, dönmediklerini aktaracağız.

Bu konuda yazılmış birkaç kitap varken bu çalışmayı niçin yaptığımız sorusu gelebilir. Cevabımız; yakın tarihimizi genç neslin gitmediği kütüphanelerin tozlu raflarından, tüm dünyaya hitap eden online kütüphanelere yani elektronik ortama taşımak için.
(2. BÖLÜM- TÜRKLÜKTEN İSTİFA EDEN ŞEYHÜLİSLAM)

 
 
 
 
Copyright © güvence